Bu yazıda fıtık ve fıtık başlangıcı konusunu ayrıntılarıyla ele alıp deşifre edeceğiz. Yazının uzunluğu ilk bakışta gözünüzü korkutabilir. Ancak buraya ayıracağınız birkaç dakika uzun vadede doktor doktor dolaşmaktan sizi kurtarabilir ve endişelerinizi azaltabilir.

Sizin Hikayeniz

Muhtemelen “fıtık başlangıcı” kelimesini Google’da aratarak buraya ulaştınız. Sizi bu aramaya iten süreci tahmin etmeye çalışacağız.

Beliniz veya boynunuz bir süredir ağrıyordu veya son günlerde ağrımaya başladı. Bu nedenle doktora gitmeye karar vermiştiniz. Hangi doktora gideceğinizi belki hemen bilemediniz. Aile hekimi mi, beyin ve sinir cerrahisi mi, ortopedi ve travmatoloji mi, fizik tedavi ve rehabilitasyon mu? Çoktan seçmeli sorular gibi. Belki arkadaş ve yakınlarınıza danıştınız önce veya randevu sisteminin yönlendirmesi ile bir randevu aldınız. Muayene gününüzü beklediniz. Doktor büyük ihtimalle emar (MRG, MR) filminizi istedi. MR çekimi için randevu aldınız. Filminiz çekildi, ardından sonucu için beklediniz. Ardından tekrar doktorunuza randevu aldınız. Sonuçta öğrendiniz ki fıtık başlangıcınız varmış. Tedavi için ilaç, egzersiz veya fizik tedavi önerildi. Bunları uyguladınız. Ağrılarınız belki azaldı, belki azalmadı. Bir yandan da endişelisiniz. Fıtık başlangıcı ne demek? İlerler mi? Spor yapmama, çalışmama engel mi? Nelere dikkat etmeliyim?

Yaşadıklarınızın ne kadarını doğru tahmin edebildik? Eğer çoğunu bildiysek okumaya devam edin.

Bu yazıda ele aldığımız konular:

  • Bel-boyun fıtıklarının tanımı
  • Fıtık nedenleri
  • Fıtıkların yol açtığı belirtiler
  • Fizik tedavinin fıtıklara etkisi
  • MRG (emar) filmlerinin bel-boyun ağrılarına tanı koymadaki yeri
  • Gereksiz MRG filmlerinin zararları
  • Fıtık başlangıcı tanısının neden olduğu endişe ile başa çıkmak
  • Fıtık başlangıcı egzersizleri

Fıtık Başlangıcı Nedir?

Bel ve boyun fıtıklarını anlamak için biraz anatomi bilmek gerekiyor. Omurgamızda küçük omur kemikleri üst üste dizilidir. Bu kemiklerin ön taraftaki gövde kısımları arasında disk denen esnek yapılar vardır. Disklerin olması gereken yerden dışarı taşmaları bel ve boyun fıtıklarını oluşturur. Diskin taşması ile omurilik veya sinir kökleri sıkışıp zedelenebilir.

Bel ve boyun emar (MR) filmlerinde fıtıklar derecesine göre protrüzyon, ekstrüzyon veya sekestrasyon olarak geçer. Disklerin yıpranması (dejenerasyonu) ve esnemesi (bulging) ise doktorlar tarafından hastalara genellikle fıtık başlangıcı olarak açıklanır.

RESİM 1: Bu bel MRG’si kesitinde üstteki 2 dairede fıtık başlangıcı denen bulging, en alttaki dairede ise protrüzyon denen bel fıtığı görülmektedir.

Fıtık Başlangıcı Neden Olur?

Omur kemikleri arasındaki diskler (intervertebral diskler) yuvarlak, esneyebilen yapılardır. İç kısımlarında jelsi bir merkez, onun etrafında iç içe geçmiş halkalar şeklinde kuvvetli bağ dokusu lifleri yer alır.

Diskler omurga hareket ettikçe çeşitli kuvvetlere maruz kalırlar. Dönme ile eğilmeyi aynı anda içeren hareketler diskleri daha fazla zorlar. Diskin kenar kısmındaki lifler tekrarlayan gerilme ve sıkışmalar sonucu düzensizleşebilir ve yırtılabilir. Aniden oluşan şiddetli bir travma da disk hasarı yapabilir.

Yaşlanma, kireçlenme (spondiloz) gibi nedenlerle diskin su oranı ve esnekliği azalabilir. Sigara içmek, şeker hastalığı gibi faktörler diskin beslenmesini bozarak yıpranmasına zemin hazırlayabilir.

Bel-boyun fıtıkları sinir köklerine baskı ile ağrı yapabilir. Fıtık oluşmasa bile diskin hasarlanması (fıtık başlangıcı) bazı iltihabi moleküllerin üretilmesine neden olabilir. Bu iltihabi reaksiyon da sinir dokusunu rahatsız edip ağrı üretebilir.

Resim 2: Spor yaparken veya çalışırken ayaklar sabitken belden zorlayıcı ve tekrarlayıcı dönmeler disklerin hızlıca yıpranmasına ve fıtık başlangıcı veya fıtık oluşmasına sebep olabilir.

Bel Fıtığı ve Boyun Fıtığı

Fıtık dediğimizde sorun belde, boyunda veya sırtta olabilir. Bel fıtığı belde ve bacağa yayılan ağrı yaparken boyun fıtığı boyun ve kola yayılan ağrıya neden olur.

Siniri sıkıştıran bel veya boyun fıtıklarında belirtiler;

  • El – kol veya bacakta keskin, zonklayıcı ağrı,
  • Yanma,
  • Uyuşma,
  • His azalması ya da kaybı
  • Kol veya bacak kaslarında güçsüzlük.

Sırt fıtığı ağrısı ise sırttan göğüs duvarına doğru bant şeklinde yansıma yapabilir. Fıtık başlangıcı tanım olarak sinirlere baskı olmadığı anlamına gelir. Bu durumda şikayetlerin kola, bacağa veya göğüse doğru yayılması beklenmez. Nadir durumlarda fıtık başlangıcı diskin yan tarafında sinirin çıkış kanalında olur ise aynı sinir sıkıştıran fıtık gibi şikayetlere sebep olur. Bunlara gizli bel veya boyun fıtığı denir.

Resim 3: Boyun bölgesi nde 7 omur vardır. Tıp dilinde boyun bölgesi servikal (cervical) bölge olarak adlandırılır.
Bu nedenle MRG raporlarında ilgili boyun omuru “cervical” kelimesinin kısaltması C harfi ile, omur seviyesi ise rakamla belirtilir. Örneğin C5-6 dendiğinde beşinci ve altıncı boyun omuru arası belirtilir.

Fıtık Nasıl Anlaşılır?

Bel fıtığı ağrısı genellikle öne eğilme ile şiddetlenir, arkaya eğilme ile rahatlar. Ancak fıtığın yerleşimine göre ağrıyı arttıran pozisyonlar değişebilir. Öksürme, gülme, ıkınma gibi karın içi basıncı arttıran eylemler fıtık ağrısını arttırır. Bel çukuru düzleşmiş olabilir veya omurgada yana eğrilik (skolyoz) gelişebilir. Skolyoz ile eğilme ağrıdan uzak tarafa olur. Bu değişiklikler fıtığın sıkıştırdığı sinir liflerini rahatlatmak için vücudun kendi kendine aldığı korumadır. Kişi yürürken ağrıdan dolayı etkilenen ayağını kısa basar ve ağrılı yürüyüş denilen tablo oluşur.

Boyun fıtığında boynu bir tarafa döndürüp arkaya götürünce kola yansıyan ağrı şiddetlenebilir. Ağrılı kol omuzdan yukarı kaldırılıp el baş arkasında dinlendirilince rahatlama hissedilebilir.

Resim 4: MRG cihazı ve çekim pozisyonu

Fizik Tedavi Fıtığı Geçirir mi?

Bel-boyun fıtıkları iyileşebilir mi? Yoksa bu kırılan bir camın tekrar eski haline dönmesini ummak gibi anlamsız bir beklenti mi? Fıtık başlangıcı ilerler mi?

Bilimsel çalışmalar fıtıklaşmış disklerin üçte ikisinin zamanla yerine döndüğünü gösteriyor. Şaşırtıcı olarak, en kötü görünen ve korkutan boyuttaki fıtıkların küçülme ihtimali daha fazladır.

Bu konuda yapılmış en önemli çalışmalardan biri Zhong ve arkadaşlarının 2017’de yazdıkları meta-analizdir. Toplam 11 bilimsel çalışmadaki 587 hastadan elde edilen veriler analiz edildiğinde fizik tedavi gibi ameliyatsız tedavi yöntemlerinin bel fıtıklarının düzelmesinde %66 oranında etki ettiği görülmektedir.

Bir başka çalışmaya göre hastalara fıtık patlaması, patlamış fıtık olarak anlatılan disk disk ekstrüzyonlarının %70’i ve kopmuş fıtık parçası olarak anlatılan disk sekestrasyonlarının %96’sı zaman içinde küçülmektedir.

Bel veya boyunda fıtık tablosunon tamamen kaybolma (komplet rezolüsyon) oranı ise sekestre disklerde %43, ekstrüde disklerde %15 olmuştur. Küçülme oranları protrüzyonlar için %41 ve bulgingler için %13 olarak bildirilmiştir.

Bel fıtıklarının zaman içinde büyüklüğündeki değişimin takip edildiği 8 yıllık bir çalışmaya göre ise fıtıkların %65’i ne kötüleşmiş ne iyileşmiş, büyüklük olarak aynı kalmıştır. %17,5’i kendi kendine küçülmüşken sadece %12,5’i kötüleşmiştir. Kalan %5 ise dalgalı bir seyir izlemiştir.

Bel ve boyun fıtıklarının %1 ila 3’ünde cerrrahi tedavi gerekebilir.

Sonuç olarak fıtıkların büyük bir bölümünün fizik tedavi ile veya zaman içinde kendiliğinden küçüldüğü veya yok olduğu söylenebilir. İyi bir fizik tedavi uygulamsı iyileşme oranlarını belirgin arttırmaktadır.

Bel Fıtığı veya Boyun Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Gerekebilir?

Bel ve boyun fıtıklarının %1 ila 3’ünde cerrrahi tedavi gerekebilir. Hangi durumlarda cerrahi tedavi gerekli olabilir;

  • Omurilik veya sinir sıkışmasına bağlı dayanılmaz derecede çok şiddetli ve tedaviye cevap vermeyen ağrı,
  • His kusuru, ilerleyici karakterde
  • Güç kaybı, ilerleyici karakterde
  • Omurilik gövdesine baskıya bağlı ödem ve hasar yapmaya başlaması
  • İdrar ve/veya dışkı kaçırmaya sebep olması
  • Bacak arası, apışarası, genital bölgede uyuşukluğa sebep olması
  • Kol ve bacaklarda uyuşukluk ve dokunmayı hissetmeme

Bel Ağrısı ve Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG – emar)

MRG vücudumuzun derinliklerindeki yumuşak dokuların kişiye zarar vermeden görüntülenmesini sağlayan eşsiz bir araçtır. Doğru kullanıldığında pek çok hastalık ve sorunun aydınlatılmasında mucize kabilinden sonuçlar verir.

Günümüzde bel ağrılarına tanı koymak için MR filmi çekimi olmazsa olmaz hale gelmiştir. Oysa MR raporlarındaki bulgular çoğu kez yanlış alarm olabilir. MR raporları radyologlar tarafından genellikle hastanın klinik durumu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan yazılır. Görüntüleme bulgularının kesin tanı olarak kabul edilmesi bu nedenle yanlıştır.

Bel ağrısı gibi kas iskelet sistemini ilgilendiren ağrılarda doğru tanı koymanın temelini şikayetler, tıbbi öykü, iyi bir fizik muayene ile elde edilen bilgiler oluşturur. Laboratuvar testleri, EMG ve görüntüleme yöntemleri ancak öykü ve muayene ile elde edilen bulgular ışığında anlam kazanır.

Hastalara “fıtık başlangıcı” olarak anlatılan disk yıpranması bulguları hiçbir problemi olmayan kişilerde de yüksek sıklıkla görülmektedir. Bu tür bulgular genelde yaşlanmanın doğal bir parçasıdır ve ağrı ile ilişkisizdir. MRG bulguları taze yaralanma ve sorunları olduğu kadar eskiden olmuş, iz bırakarak iyileşmiş problemleri de gösterir. Tıpkı “elim ağrıyor” diye gelen bir kişide yıllar önceki bir yaralanmanın neden olduğu izi gördüğümüzde, “ağrının nedeni bu iz” diyemeyeceğimiz gibi bir örnek verebiliriz buna. Ancak çoğu MRG raporunun yeterli muayene etmeyen klinisyenler tarafından yorumlanması tam olarak böyle olmaktadır.

İyi bir muayene sonrası istenmiş bir MRG’deki görüntüler tanı koymada çok faydalı olur. EMAR (MRG)’daki her bir bulgunun şikayete sebep olup olmadığı veya hastanın sağlığı için risk teşkil edip etmediği ancak iyi bir muayne ile belirlenebilir.

Bel Ağrısı Şikayeti Olmayan Kişilerde Bel Fıtığı Başlangıcı Sıklığı

1994 yılında yayımlanan bir makaleye göre bel ağrısı şikayeti olmayan kişilerin %28’inin bel EMAR (MRG)’larında fıtık saptanmıştır. Fıtık başlangıcı olarak çevirdiğimiz bulging sıklığı ise %52’dir. Yani bel ağrısı çeken kişilerin emarlarında bulging görülmesi tamamen tesadüfi olabilir ve anlamı bulunmayabilir.

Ağrımın Nedeni Fıtık Başlangıcı Değilse Ne Olabilir?

Bel-boyun ağrısı yapabilen hastalık ve sorunların listesi sayfalar tutabilir. Dürüst olmak gerekirse çoğu zaman şikayetlerin nedeni objektif olarak gösterilemeyebilir.

Boyun ve bel ağrısının en sık nedenleri nelerdir?

  • Kas spazmı, kas tutulması
  • Bağ gerilmesi
  • Tetik nokta gibi kas ve yumuşak doku problemleri
  • Kas romatizması (miyofasiyal ağrı sendromu – kulunç hastalığı, fibromiyalji)
  • Eklem zorlanması

Bunlar dışında disk kaynaklı ağrılar da az değildir. Çoğu zaman ilaç tedavisi, fizik tedavi, istirahat, egzersiz, sıcak uygulama gibi tedaviler etkili ve yeterli olur.

Daha nadiren kanser, romatizma, iltihap – enfeksiyon gibi tehlikeli durumlar da söz konusu olabilir. Bunları ayırt etmek için doktorlar emar istemeden önce bazı uyarıcı şikayetleri,  işaretleri sorgular. Aşağıda bunların bazı örneklerini paylaştık.

Ne Zaman MRG Çekilmeli?

Resim 5: Hangi hastaya MRG çekileceği iyi bir fizik muayene sonrası doktor tarafından belirlenmelidir.

MRG bulguları ile bel ağrıları arasındaki ilişki bütüne bakıldığında zayıftır. Ancak elbette bu değerli tanı aracının kullanılmasının çok yararlı ve gerekli olduğu durumlar vardır.

Bilimsel rehberler şiddetli ve inatçı ağrı, kol ve bacaklara yayılan ağrı ile nörolojik bulgular (kuvvet kaybı, his kaybı, refleks değişiklikleri) olmadıkça MRG çekimini önermemektedir. İlave olarak 6 haftadan uzun süren bel – boyun ağrısı, çok şiddetli, zaman içinde iyileşmeyen tam tersine kötüleşen ağrı bu açıdan anlamlıdır.

Hangi Bel Ağrıları Daha Tehlikelidir?

Aslında bel ağrısı şiddeti ile olayın tehlikesi çok ilişkili olmayabilir. Kanser, kauda ekuina sendromu gibi tehlikeli sorunlar görece az ağrılı olabilir. Kas krampı gibi tehlikesiz bir sorun ise çok ağrılı olabilir. Bu nedenle durumu değerlendirirken ağrı şiddeti dışındaki özelliklere de bakmak gerekir. Tehlikeli durumların neden olduğu bel ağrılarının bazı özellikleri şunlardır:

  • Kanser: Ağrı zaman içinde yavaş yavaş artar. Hareket ve pozisyondan fazla etkilenmez. Geceleri ve ağırlık taşıma ile şiddetlenebilir. Kişi kendini genel olarak kötü hisseder. Kilo kaybı olabilir. Sırta doğru hissedilen ağrı daha risklidir.
  • Omurga Kayması: Bel ve boyun omurlarının birbiri üzerinde kayması iyi değerlendirlmelidir. Buna tıp dilinde spondilolistezis denir. Omur kaymasının derecesine ve omurilik ile sinirlere baskısına göre dereceler Hafif ve sabit olan kaymalar fizik tedavi, korse, uygun egzersiz tedavileri ile takip edilir. Ancak sabit olmayan oynak kaymalar ve sinir ile omur iliği sıkıştıran ileri derecedeki kaymalarda cerrahi tedavi (ameliyat) gerekebilir.
  • Kauda Ekuina Sendromu: Omuriliğin en alt kısmındaki sinir liflerinin sıkışması ile ortaya çıkan bir durumdur. İşeme güçlüğü, kasık bölgesinde uyuşma, bacaklarda güçsüzlük yapar.
  • Omurga Enfeksiyonu: İyi tanımlanan hassas bir bölge vardır. Derinde hissedilen devamlı ağrı yapar, omurga tutuktur. Ateş ve genel kırgınlık yapabilir fakat her zaman değil.
  • Abdominal Aort Anevrizma: Omurgaya komşu olan büyük damar aortanın balonlaşmasıdır. Ağrı nabızla uyumlu olarak zonklayabilir. Kalp hastalığı, obezite, yaşlılık, hipertansiyon, sigara içiciliği ve şeker hastalığı olanlar daha risklidir.
  • Ankilozan Spondilit: Omurganın iltihaplı romatizmal hastalığıdır. Orta yaşlardan önce başlayan uzun süreli bel ağrısı yapar. Zaman içinde artar. Hareketle iyileşirken dinlenmekle kötüleşir. Sabah tutukluğu yapar. Eklem şişliği, göz iltihabı gibi başka tutulumlar da yapabilir.

Her Fıtık Ağrı Yapmaz, Kimler Daha Riskli?

Bazı kişiler ağrılara karşı daha hassastır. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Bel ağrılarının bir bölümünün kaynağı bel omurgası değil beyin olabilir. Gerçekten de bazı kişilerin ağrısı en ufak bir zorlanma veya kaza ile tetiklenebilecek kadar hassastır. Diğerlerinin ise ağrı eşikleri yüksektir yani kolay kolay yakınmazlar. Peki bel ağrısına yakalanma açısından kimler daha risklidir? İki özellik öne çıkmaktadır:

  • Etkilenen bölge kaslarındaki tetik noktaların sayısı ve şiddeti. Tetik noktalar kas liflerinin fazla gerilip kasılarak ağrı ürettiği yerlerdir. Myofasiyal ağrı sendromu (MAS hastalığı– Kulunç hastalığı) olarak da bilinirler.
  • Kişinin kendine güveni, ne kadar hasta ya da kırılgan olduğuna dair inancı veya korkusu. Bu bel ağrılarının psikolojik yönünü oluşturur.

Burada bel ağrısı çeken kişilerin belinde hiçbir problem yok demek istemiyoruz, gerçekten de çoğu kez o bölgede problem mevcuttur. Ancak ağrı beyinden yani psikolojiden büyük oranda etkilenir ve hissedilen ağrı şiddetini arttırabilir.

Resim 6: Bazen endişe kaygı bel ve boyun fıtıklarında durumu çok zora sokabilir.

Fıtık Başlangıcı Endişesi ile Başa Çıkmak

Fıtık başlangıcı tanısı konulması stres, endişe ve korkuyu arttırarak ağrının kronikleşmesine yol açacak bir kısır döngü oluşturabilir. Bunu önlemek için fıtık başlangıcı olduğu söylenen kişilere aşağıdaki bakış açıları yardımcı olabilir:

  • Belinizde yapısal bir sorun yok (ya da önemli bir yapısal sorun yok)
  • Bel ağrınızın havlaması çoğu zaman ısırığından daha kötüdür (yani genellikle korktuğunuz kadar büyük bir problem yoktur)
  • Büyük ihtimalle ameliyat olmanız gerekmeyecek.
  • Bel ağrınızı tetikleyen önemli bir faktör strestir. Ancak stresi yok etmek zorunda değilsiniz, sadece başa çıkmayı öğrenmelisiniz.
  • Günlük yaşantıdaki oturma şeklini ve süresini gözden geçirip düzenlemeler yapmak çok faydalı olacaktır.
  • Dik duruş – postür bozukluğunuzu düzeltici egzersizler faydalı olacaktır.
  • Büyük ihtimalle tenis oynamayı (veya koşu ya da futbol, her ne yapıyorsanız) bırakmanız gerekmeyecek.

Yukarıdaki düşünme şekilleri fikir verme amaçlı olup kendinizle ilgili doğru tutum ve davranışlar açısından doktorunuza danışmalısınız.

Fıtık Başlangıcı Egzersizleri

Bel-boyun fıtığı sorunları ile başa çıkmada, ağrıları gidermede ve şikayetlerin tekrarlamasını önlemede en etkili yöntemlerden birisi egzersizdir.

Bel fıtığı egzersizleri bel, sırt ve karın kaslarını esnetip kuvvetlendirmeyi amaçlar. Böylece kişi normal yaşama dönebilir ve hayat kalitesi artabilir. Omurgada ağırlığın büyük kısmı diskler ve bağlar tarafından dengelenir. Kaslar yükün dağıtılmasına yardımcıdır. Kas zayıflığı disk zedelenmesi riskini arttırır. Bu nedenle düzenli egzersiz önerilmektedir.

Kendinize uygun egzersizler için doktorunuza danışmalısınız. Burada genel olarak önerilen egzersizlere bazı örnekleri görebilirsiniz.

Resim 7: Bel fıtığı için Williams egzersizleri

Fizik tedavi, masaj, manuel terapi, akupunktur, kuru iğne tedavisi, proloterapi gibi tedaviler de fıtık başlangıcı ile ilişkilendirilen şikayetlerin giderilmesinde başarıyla uygulanmaktadır.

Fıtık Başlangıcının Gerçek Anlamı

Her gün binlerce hastaya MR görüntüleme raporlarında saptanan disk dejenerasyonu ve bulging gibi “bulgular” fırtık başlangıcı olarak açıklanır ve şikayetlerinin nedeni olarak sunulur. Oysa MR bulgularının hiçbir anlamı olmayabileceği ihtimali çok az hastaya söylenir. Peki hastalar bu durumda ne yapabilir?

Aslında modern tıp uygulamaları tahmin edilenin ötesinde hasta beklentileri tarafından yönlendirilmektedir. MRG her şeyi açığa çıkaran mucizevi bir araç olarak görülüp hastalardan talep edildiği sürece doktorların buna direnmesi zordur. Doktora görünmeden önce şikayetlerinizi kafanızda netleştirmeniz yararlı olabilir. Ağrı ne zaman, nasıl başladı, nasıl bir ağrı, nerde hissediyorsunuz, arttıran ve azaltan etkenler fark ettiniz mi, hangi hareket ya da pozisyonda şiddetleniyor gibi soruların cevaplarını muayene öncesi gözden geçirebilirsiniz. Bu tür kritik birkaç soru ile gereksiz emar (MRG)’ların sayısı azaltılabilir.

Doktor açısından baktığımızda poliklinik yoğunluğu içinde tıbbi öykü alma ve fizik muayeneye kalan zaman yetersiz olabilir ve bazen MRG istemek kötü hastalıkları kaçırmamak için mecburen seçilen bir yol olabilir. Böyle durumlarda dejenerasyon, bulging, protrüzyon gibi emar bulgularının anlamı doğru yorumlanmalıdır.

  • https://www.painscience.com/articles/mri-and-x-ray-almost-useless-for-back-pain.php
  • https://www.painscience.com/bibliography.php?nak15
  • https://www.painscience.com/articles/mind-game-in-lbp.php
  • Şendur ÖF, editör. Tanıdan Tedaviye Bel Ağrıları; Akademi yayınları-İstanbul 2013
  • Strömqvist, Björn & Fritzell, Peter & Hagg, O & Jonsson, B. (2005). One-year report from the Swedish National Spine Register – Swedish Society of Spinal Surgeons – Introduction. Acta Orthopaedica. 76. 3-24.
  • Chiu CC, Chuang TY, Chang KH, Wu CH, Lin PW, Hsu WY. The probability of spontaneous regression of lumbar herniated disc: a systematic review. Clin Rehabil. 2015 Feb;29(2):184–95.
  • Jensen MC, Brant-Zawadzki MN, Obuchowski N, Modic MT, Malkasian D, Ross JS. Magnetic resonance imaging of the lumbar spine in people without back pain. N Engl J Med. 1994;331(2):69–73.
  • Kjaer P, Tunset A, Boyle E, Jensen TS. Progression of lumbar disc herniations over an eight-year period in a group of adult Danes from the general population: a longitudinal MRI study using quantitative measures. BMC Musculoskelet Disord. 2016 Jan 15;17(1):26.
  • Brinjikji W, Luetmer PH, Comstock B, et al. Systematic Literature Review of Imaging Features of Spinal Degeneration in Asymptomatic Populations. AJNR Am J Neuroradiol. 2015 Apr;36(4):811–6.
  • Zhong M, Liu JT, Jiang H, et al. Incidence of Spontaneous Resorption of Lumbar Disc Herniation: A Meta-Analysis. Pain Physician. 2017;20(1):E45–E52. PubMed #28072796.
  • Herzog R, Elgort DR, Flanders AE, Moley PJ. Variability in diagnostic error rates of 10 MRI centers performing lumbar spine MRI examinations on the same patient within a 3-week period. Spine J. 2016 Nov.
  • Haig AJ, Tong HC, Yamakawa KS, et al. Spinal stenosis, back pain, or no symptoms at all? A masked study comparing radiologic and electrodiagnostic diagnoses to the clinical impression. Archives of Physical Medicine & Rehabilitation. 2006 Jul;87(7):897–903.
  • Nakashima H, Yukawa Y, Suda K, Yamagata M, Ueta T, Kato F. Abnormal Findings on Magnetic Resonance Images of the Cervical Spines in 1,211 Asymptomatic Subjects. Spine (Phila Pa 1976). 2015 Jan.
  • Vibe-Fersum K, O’Sullivan P, Skouen JS, Smith A, Kvåle A. Efficacy of classification-based cognitive functional therapy in patients with non-specific chronic low back pain: A randomized controlled trial. Eur J Pain. 2013 Jul;17(6):916–28.
Doktor Fizik
2018. DoktorFizik; Beyin, sinir, kas, kemik, omurga ve eklem sağlığı ile ilgili güvenilir, bilgilendirici içerik platformu.